www.gundem-online.net, web sitemize hoşgeldiniz... English | Üye Girişi | Üye Olun! | Sitemizi Tavsiye Edin | Sık Kullanılanlara Ekleyin! | Açılış Sayfası Yapın! | İletişim
Gündem Online
Gündem > Haber
  Kategoriler
Manşet
Haber
Politika
Dünya
Ortadoğu
Ekonomi
Yaşam
Emek
Kültür
Kadın
Dosya
Forum
Spor
Son Dakika
Tüm Haberler
Fotoğraf Galerisi
ARŞİV
 
 
 
Güncellenme zamanı: 9 Şubat 2009 16:46

Ekmen itiraf etti: Güçlükonak katliamını devlet yaptı

İnsan Haklarından Sorumlu eski Devlet Bakanı Adnan Ekmen, Güçlükonak katliamıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bu açıklamalar, Kürt sorunundaki çözümsüzlüğün nedenlerine ve ilan edilen ateşkeslerin kimlerce ve neden provoke edildiğine ışık tutuyor.

13 yıl sonra gelen itiraf

Tansu Çiller'in Başbakan, Deniz Baykal'ın ise Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olduğu 52. Hükümet'in İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanı Adnan Ekmen, 13 yıl sonra Güçlükonak katliamıyla ilgili 'Vicdanen rahatsızım' diyerek Yeni Aktüel Dergisi'ne açıklamalarda bulundu: Olayın perde arkasını öğrendiğimiz halde maalesef kamuoyuna açıklayamadık. Bölgeden ve ölenlerin yakınlarından aldığımız duyumlara göre olay hiç de güvenlik güçlerinin anlattığı gibi değildi. Zaten olayın geliştiği yer, güvenlik güçlerinin tamamen hakim olduğu, kontrolü altında bulundurduğu bir alandı, PKK'nın orada eylem gerçekleştirmesi mümkün değildi. Dahası, öldürülen insanların kimlikleri güvenlik güçlerinin elindeydi, insanlar yanmış, ama nedense üzerlerinde bulunan kimlikler zarar görmemişti. Demek ki onları yakanlar, yakmadan önce kimliklerini ellerinden aldılar. Bana göre burada bir açık verdiler.

Bakanlık bürokratlarıyla oturup neler yapabileceğimizi konuştuk. Güçlükonak'ta güvendiğim, korucubaşı olan bir aşiret reisini telefonla aradım, aldığım duyumlardan söz ettim. Bana 'Sana yalan söyleyemem; aldığın duyumlar doğrudur. Güvenlik güçlerinin resmi açıklaması gerçeği yansıtmıyor' dedi. Güçlükonak'a gitmemiz halinde gelip bize gerçekleri açıklayıp açıklayamayacağını sordum. 'Bu mümkün değil. Eğer gerçekleri açıklarsak kendimizi koruyamayız, sen de koruyamazsın' dedi. Öyle deyince Güçlükonak'a gitmekten vazgeçtik.

'Deniz Baykal'a bildiklerimi Başbakan Çiller'e anlatmayı teklif ettim. 'Sen bilirsin, ama Başbakan'ın bu ara işi başından aşkın' deyince vazgeçtim'

Olan biteni mensubu olduğum CHP'nin Genel Başkanı Deniz Baykal'a anlattım, duyumlarımı kamuoyu ile paylaşmak istediğimi söyledim. Suçun neden PKK'nın üzerine yıkılmaya çalışıldığını sordu. Avrupa'da Kürtlerle ilgili önemli bir oylama yapılacaktı. Bu olayın PKK'ya mal edilerek oylamayı gerçekleştirecek kuruma mesaj verilmek istenmiş olabileceğini söyledim.'

Birinci ateşkes, birinci provokasyon



Özal istedi, ateşkes ilan edildi

Cumhurbaşkanı Turgut Özal, YNK Lideri Celal Talabani aracılığıyla PKK'ye ateşkes talebi iletti. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, Özal'ın talebine olumlu yanıt verdi. 17 Mart 1993 günü Lübnan'ın Bar Eliyas kasabasında arabuluculuk görevini üstlenen YNK Lideri Celal Talabani ile birlikte basın mensuplarının karşısına çıkan Öcalan, 25 günlük ateşkes ilan etti.

Özal, ateşkes kararından sonra kendisini ziyarete gelen Talabani'ye '10 yıldır ilk defa rahat kafayla uyudum' diyerek duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Özal'ın olumlu tepkisi üzerine Öcalan, süreli ateşkes kararının sona ermesinden bir gün sonra, 16 Nisan'da Bar Eliyas'ta yeniden gazetecilerin karşısına geçti ve tek taraflı ilan ettikleri ateşkesi süresiz uzattıklarını duyurdu.

Özal'ın şaibeli ölümü ve 33 asker olayı

Başta genel af konusu olmak üzere, o dönemde ateşkesle birlikte dile getirilen birçok talebe sıcak bakan Özal, süresiz ateşkesten hemen bir gün sonra, yani 17 Nisan 1993'te ani bir şekilde öldü. Özal'ın kalp krizi geçirdiği açıklandı. Ancak başta ailesi olmak üzere, Öcalan dahil birçok kişi 'Özal'ın öldürüldüğünü' dile getirdi. Tarihler 24 Mayıs 1993'ü gösterdiğinde katliam haberi geldi. Bingöl-Elazığ karayolunu keserek silahsız 33 askeri öldüren Şemdin Sakık 1. Ateşkes'in sonunu ilan etti. Öcalan, 33 askerin öldürülmesinin kendileriyle bir ilgisi olmadığını açıkladı ve sahiplenmedi. Öcalan, bulunduğu İmralı'da da birçok kez bu gerçeği dile getirdi ve bu olayın aydınlatılması çağrısında bulundu.

İkinci ateşkes, ikinci provokasyon



Bu kez Çiller istedi

Özal'ın ölümünden sonra Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı, Tansu Çiller de Başbakan olmuştu. Çiller, yine arabulucu olarak Talabani'yi devreye koydu ve mektup gönderdiği Öcalan'dan ateşkes ilan etmesini istedi. Bunun üzerine 15 Aralık 1995'te PKK ikinci kez tek taraflı ateşkes ilan etti.

11 köylü tarandı ve yakıldı

Ateşkesten bir ay sonra, yani 16 Ocak 1996'da kötü haber bu kez Şırnak Güçlükonak ilçesinden geldi. Koçyurdu köyü minibüsünde bulunan 11 köylü taranmış ve sonra da cesetleri yakılmıştı. Genelkurmay Başkanlığı ve hükümet yetkilileri olayın PKK tarafından yapıldığını ilan etti. PKK ise, olayı 'devlet bağlantılı kontra gruplarca yapılan bir provokasyon' olarak nitelendirdi ve bu olaya rağmen 'ateşkesin sürdüğünü' duyurdu. Ancak ilk kez Genelkurmay, yabancı gazetecilerin de dahil olduğu bir grup basın mensubunu olay yerine götürmüş ve PKK'nin aleyhine demeçler vermişti. Ancak basın mensuplarının köylülerle görüşmesine ise izin verilmemişti.

Aydınlar devleti suçladı

Barış İçin Bir Araya Çalışma Grubu üyesi aydın ve gazeteciler, iki kez olayla ilgili yerinde tespitlerde bulundu ve olayın devlet bağlantılı olduğu üzerinde durdular. Suç duyurularında bulundular, ancak hiçbir sonuç alamadıkları gibi, aydın ve gazeteciler hakkında dava açıldı ve 'orduyu aşağılamak, küçük düşürmek'ten 10'ar ay hapis cezasına çarptırıldılar.

Katliamdan iki gün sonra AP ateşkes için toplanıyordu

Güçlükonak olayının yaşandığı günlerde Avrupa Parlamentosu önemli bir gündemle toplanmıştı. Türkiye, ateşkese rağmen, askeri operasyonları sürdürdü. Ancak uluslararası alanda ateşkes konusu önemli tartışmalara neden olmuştu. Avrupa Parlamentosu (AP), 13 Aralık 1995'te PKK ve Türkiye'ye Kürt sorununun demokratik çözümü için çağrıda bulunmuştu. Ateşkes kararı bu çağrıya bir tür yanıt olarak verilmişti. Nitekim AP'nin 18 Ocak 1996'daki oturumunda Türkiye'ye ilişkin bir karar tasarısı bütün grupların oybirliğiyle kabul edildi. Tasarıdaki bir madde ateşkese ilişkindi: 'AP, Öcalan tarafından ilan edilen tek taraflı ateşkesi selamlar ve bu girişimi AP'nin 13 Aralık 1995'teki kararına olumlu cevap olarak kabul eder. Aynı zamanda bu jesti Türkiye'nin de sorunun barışçıl çözümü için atılmış bir adım olarak kabul etmesini ve Doğu Anadolu Bölgesi problemlerinin hal edilmesi için ulusal düzeyde bir diyaloğun başlaması için fırsat saymasını ümit eder.' İşte bu kararın alındığı toplantıdan iki gün önce Güçlükonak'ta katliam yapıldı.

Köylüler gözaltındaydılar

Güçlükonak olayında öldürülen köylülerden bazılarının olaydan üç gün önce gözaltına alındığı ve Taşkonak Jandarma Taburu'nda tutulduğu, bir kısmının ise olay günü askerlerce evlerinden alındığı ortaya çıkmıştı. Katledilenlerden Yatağankaya Köyü'nden Halit Kaya'nın kızı, Çevrimli Köyü'nden Ramazan Oruç'un oğlu ve aynı köyden Ali Nas'ın yeğeni PKK'ye daha önceden katılmıştı.

Üçüncü ateşkes, üçüncü provokasyon



Herkes ateşkes istedi

Başbakan Tayyip Erdoğan, 2005'te Kürt sorununa ilişkin ılımlı açıklamalar yapmış ve ardından PKK'nin ateşkes ilan etmesi için çabalar sergilenmişti. ABD, AB, KDP, YNK, AKP ve DTP'nin de içinde bulunduğu birçok çevre bu konuda çeşitli çabalar sergiledi. PKK, 1 Ekim 2006'da ateşkes ilan etti. Ateşkesten sonra ciddi bir gelişme kaydedilmedi.

Ateşkesin birinci yılında katliam

Aradan bir yıl geçti, ateşkes hala fiili olarak yürürlükteydi. Tarihler 29 Eylül 2007'yi gösterdiğinde bu kez katliam haberi Şırnak Beytüşşebap'tan geldi. Beşağaç (Hemkan) köyüne giden minibüste bulunan 12 kişi kurşuna dizilmişti. Güçlükonak olayını andıran katliama ilişkin Genelkurmay ve hükümet, 'PKK yaptı' açıklamasında bulundu. PKK ise katliamın 'ordu bağlantılı JİTEM tarafından yapıldığını' duyurdu. Köylüler ise olayın korucular ve JİTEM'ciler tarafından yapıldığını söyledi, alınan bilgiler de bu iddiayı doğrular nitelikte oldu. Bu tarihten sonra Kürt sorununa çözüm umudu iyice azaldığı gibi, sınırötesi operasyonların startı verildi ve bununla birlikte şiddet politikası yeni bir evreye girdi.

Kaplan: Savcılar harekete geçmeli

Dönemin İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanı Adnan Ekmen'in Güçlükonak katliamıyla ilgili yaptığı açıklamalara ilişkin Günlük'e açıklama yapan DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, savcıların derhal harekete geçmesi gerektiğini söyledi. Kaplan, 'Daha önce olayla ilgili araştırmalarda bulunan aydınların, sivil toplum kuruluşlarının ulaştığı tespitler bugün Bakan düzeyinde birinin açıklamalarıyla bir kez daha teyit edilmiş bulunuyor. Savcılar derhal soruşturma açmalı, Bakan Ekmen'i ve daha önce araştırma yapmış olan sivil toplum kuruluşlarını, aydınları dinlemeli. Çünkü bu bir katliam dosyasıdır, bir provokasyon dosyasıdır, dosya yeniden açılmalı' dedi. Kaplan konuyu Meclis gündemine de taşıyacaklarını dile getirerek, şunları söyledi: 'Daha önce faili meçhul cinayetler ve katliamlarla ilgili Meclis'e soru önergeleri ve araştırma önergeleri vermiştik. Bunları takip edeceğiz. Bu olayı da gündeme getireceğiz.'

Günlük Gazetesi'nden alınmıştır


 

 Yorum yaz | Tavsiye et | Yazdır
YORUMLAR
birdost29 Ağustos 2009 17:18


Gün gectikce,Ordu ve Hükümetin Katliamlari birer birer ortaya cikiyor.

Dünyanin hic bir yerinde böyle cirkef katliamlarin oldugunu zanetmiyorum.Devletin bir eski Bakani 13 yil sonra vicdani rahatsizligindan dolayi gercekleri bir dergisine acikliyor.
Birinci Ates kes ile Özalin Saibeli ölümü ve 33 Asker Olayi Provokasyonu yapiliyor,Ikinci ateskesde,Ciller istiyor, 5.aralik 1995 PKK ikinci kez ateskes ilan ediliyor,Bu kez Güclü konak kocyurdu Köyü münübüsü taraniyor Nufüs cüzdanlari ellerinden alinarak,Münübüslen birlikte yakiliyor,Olay PKK nin üstüne atiliyor.PKK ise Devlet baglantili Kontra tarafindan yapilan bir Provokasyon oldugunu acikliyor.3.üncü Ateskesde 27.09.2007 de yeni bir katliam haberi aliniyor Sirnak Besagaç(Hemkan) köyüne giden münübüste 12 kisi kursuna diziliyor. olay gene PKK nin üzerine Ordu ve Hükümetce atiliyor. PKK ise Ordu ve JITEM yaptigini duyuruyor.Bu gün bu yapanlarin belki yüzlercesi Kotrgerila, korucu ve Jitem tarafindan yapildigi Ergenekon yargilamalarinda ortaya cikmistir.Ancak ne hikmetse bu olanlari Genelkurmay duymiyor.
ronny28 Ağustos 2009 20:58


hesabı sorulacaktır.

kurt halkı ödediği tum bedellerin hesabını elbette soracaktır.amed zındanını kapatırdıysa delil doganın bestesini mansetlerde asker caldı diye görduysek mutlaka devamınıda mucadeleyle getirecektir bu halk kuskusuz.dem bas
amedli_ogretmen10 Şubat 2009 11:53


halk zaten baştan beri biliyordu kimin yaptığını..

kürt halkı kürdistan topraklarındaki bu katliamların pkk nin yapmadığını adı gibi biliyor zaten..
rojhilat9 Şubat 2009 22:27


karanlıkta kalan olaylar daha çok

bu ne vijdansızlık kendin yapıyorsun sonrda pkk yaptı dıyorsun bu nasıl insanlık eyer kürt kardeşlerımde vijdan varsa bu tür olayları göz önünde bulundurursa o verdığınız makarna kömur vede beyaz eşyalar alsalar dahi oylarını genede vermezler o zaman tayip bey bakalım ne yapar inşallah bizim insanlarımız akilarını başlarına alırlar o mührü nereye vuracaklarını iyi bilirler
bahoz799 Şubat 2009 18:04


ahları yerde kalmaz

işgalci ve egemen güçler dahi bunu açıklıyorlar. dünyada eşi ve benzeri görülmemiş bir vahşet ve katliyam. bol bol kömür, makarna ve beyaz eşya dağıtan teyip erdoğan yine kördür. hep el ele vererek şehitlerimize sahip çıkalım.
Tüm Yorumları Okuyun [Yorum Sayısı : 5]
guclukonak katliami
Okunma Sayısı: 25541
In English | Arkadaşına Gönder | Yazdır
  Başlıca Haberler
'Sen sen ol Kürt olarak hakkını talep etme'
'AKP Anayasa'dan önce kendini değiştirsin'
AKP darağacını vermiyor
Öcalan: Görüşmeler devam ederse rol alabilirim
Kışanak: Başbakan ile Esat Oktay'ın zihniyeti aynıdır
   Haber Kategorisindeki Son Haberler
AKP darağacını vermiyor
'Sen sen ol Kürt olarak hakkını talep etme'
'AKP Anayasa'dan önce kendini değiştirsin'
ABD'lilerin geçişine Türkiye'den onay
Belediye başkanına Kürtçe ve Öcalan soruşturması
  Bugün En Çok Okunan Haberler
Öcalan: Benimle siviller görüşüyor
Referandum teferruattır
Diyarbakır'a selam AKP'ye mesaj
Ayet skandalı
Ahmet Türk: BDP'nin tavrı değişmez
Kürtler neden 'Boykot' diyor?
Sason'da gerilla kıyafetli kontralar dolaşıyor
  Son Yorumlanan Haberler
Diyarbakırspor Barselona olsa... / mermert
Behçet Cantürk cinayeti mercek altında / batman
Salmas'ta yaşamını yitiren 2 gerillanın kimlikleri açıklandı / masocan56
Aktif Boykot / feyziacikgz
Obama: Irak'ta savaş bitmek üzere! / feyziacikgz

© 2005-2009 Gündem Bilgi İslem Servisi