www.gundem-online.net, web sitemize hoşgeldiniz... English | Üye Girişi | Üye Olun! | Sitemizi Tavsiye Edin | Sık Kullanılanlara Ekleyin! | Açılış Sayfası Yapın! | İletişim
Gündem Online
Gündem
  Kategoriler
Manşet
Haber
Politika
Dünya
Ortadoğu
Ekonomi
Yaşam
Emek
Kültür
Kadın
Dosya
Forum
Spor
Son Dakika
Tüm Haberler
Fotoğraf Galerisi
ARŞİV
 
 
  Selahattin Erdem
Güncellenme zamanı: 21 Şubat 2009 10:27

Halk planı bozuyor

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarına göre 'dört aşamalı PKK'yi tasfiye planı' var. Bu plan geçen yılın Ekim ayında Bağdat'ta toplantılar yapan ABD, Irak ve Türkiye üçlü ittifakı tarafından oluşturulmuş.

Bu planın birinci aşaması PKK'nin izole edilmesiymiş. Yani İmralı'da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan ağır tecrit durumu PKK'ye de uygulanacakmış. Bu planın finali Kürdistan'daki yerel seçimleri AKP'nin kazanmasıymış.

Demek ki günümüzde yaşanan olaylar bu planın parçaları oluyor. İmralı'da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan bu plan çerçevesinde susturulmaya çalışılıyor. PKK'nin 'terör örgütü' olduğunu başta Irak ve güney Kürdistan yönetimleri olmak üzere herkese kabul ettirme çabaları bu planın bir gereği olarak gösteriliyor. TRT-6 ve Kürdoloji tartışmaları bu planın bir gereği oluyor. Bazı sözde yazar ve gazetecilerin PKK'ye dönük saldırıları arttırmaları bu plan doğrultusunda gerçekleşiyor. 15-16 Şubat'ta Hewlêr'de toplanan Abantçılar da bu plan çerçevesinde hareket ediyor.

Parça parça gerçekleşen tüm bu olayların ortak bir plan çerçevesinde yaşandığı ortaya çıkıyor. Öyle anlaşılıyor ki, tüm bunlarla PKK, dünya siyasetinden, demokratik ortamdan, Türkiye demokratik çevrelerinden ve Kürt ulusal yapısından tecrit edilmek isteniyor. Yerel seçimleri AKP kazanırsa, o zaman PKK Kürt halkından da tecrit edilmiş olacak. Böylece PKK tam bir izolasyona uğratılmış olacak ve 'marjinal terör örgütü' denecek.

Planın ikinci aşaması PKK'nin silahsızlandırılmasıymış. Birinci aşama başarılırsa yerel seçimden sonra ikinci aşamaya geçilecekmiş. Bu aşamada bir 'Kürt Konferansı' düzenlenerek PKK'ye silah bırakması bazı Kürtler tarafından dayatılacakmış. Meşhur ' eve dönüş yasası' AKP tarafından yeniden parlatılarak 'suça bulaşmamış PKK'lilerin evlerine dönmeleri' sağlanacakmış. 152 kişilik 'PKK yönetim kadrosu'nun üçüncü bir ülkeye ilticası imkan dahilinde kılınacakmış. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan yeni yapılan cezaevine taşınıp bazı tutuklularla ilişki kurmasına izin verilecekmiş. Böylece PKK silahsızlandırıp dağdan indirilecekmiş.

Bu ikinci aşama da başarılırsa, ondan sonra Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Hakkari'de açıkladığı üçüncü aşama gündeme gelecekmiş. Yani ' Beğenmeyen çekip gitsin' çizgisi hayata geçirilecekmiş. Güney Kürdistan yönetimiyle anlaşılır ve ABD desteği alınırsa, tampon bölge planı uygulanmaya konacakmış. Yani Ermenilere yapıldığı gibi güney Kürdistan Türkiye tarafından resmen tanınarak, güney Kürdistan yönetiminin diğer parçalarla ilgilenmemesi sağlanacakmış. Böylece Türkiye -İran ve Türkiye-Irak sınırlarının iki yakasındaki yerleşim yerleri boşaltılacak ve merkezi Kürdistan boş ve yasak alan haline getirilecekmiş. Yani kısmî bir katliam ve tehcir planı uygulanacakmış. Böylece Kürdistan parçalarındaki Kürtler birbirinden koparılarak, Kürtler bir ulusal toplum olmaktan çıkarılacakmış.

Herhalde dördüncü aşamada Kuzey ve Doğu Kürdistan parçalarındaki Kürt toplumunun eritilmesi olacaktır. Türkiye ve İran'ın askeri alan da dahil her alanda Kürtlere karşı ittifak yapmaları bu temelde gündeme gelmektedir.

Okuyucu tüm bunlar için 'ağır bir kurgu' diyebilir. Kürtlerin bu denli uyandığı, bilinçlendiği, örgütlendiği ve tecrübe edindiği günümüz ortamında bu tür planların uygulanamayacağını ve başarı kazanamayacağını söyleyebilir.

Doğrusu başta biz de böyle düşünüyor ve bu tür söylentilere ihtimal vermiyorduk. Böyle bir plan olsa ve uygulansa bile, bunun başarılı olamayacağına, Kürt halkının direnerek bu tür planları boşa çıkartacağına yine de inanıyoruz. Fakat günlük olarak yaşanan olaylar birbirine bağlanırsa böyle bir plan doğrultusunda gerçekleştikleri net olarak ortaya çıkmaktadır. Yoksa düğmeye basılmış gibi tüm şoven, dinci, milliyetçi, hain çevreler hep birden niye bu kadar Kürt Halk Önderi'ne ve PKK'ye saldırıyor? Neden AKP Kürdistan'daki seçimleri kazanmaya bu kadar önem veriyor? Neden Türkiye yönetimi KDP ve YNK ile ittifak yapabilmek için bu kadar yoğun çaba harcayıp tavizler veriyor? Neden AKP yönetiminin ve Fetullahçılığın ucu olan Abantçılar Hewlêr'de toplantı yapmayı bu denli önemsiyor?

Bunların hepsinin bir plan dahilinde oldukları yadsınabilir mi? Bunların hepsinin PKK'yi tecrit ve izolasyona uğratmayı hedeflediği açık değil mi?

Belli ki bundan kuşku duyulamaz. Dahası Kürt halkının bu planı derinden hissettiği gözlenmektedir. 15 Şubat komplosunu lanetleme eylemleri, Kürt halkının, gençlerinin, kadınlarının, çocuklarının gösterdiği büyük cesaret ve fedakarlık, geliştirdiği yiğitçe direniş bunu açıkça göstermektedir. Faşist polis sürülerinin histerik saldırılarına karşı halkın gösterdiği direniş başka nasıl anlaşılabilir?!

Çok açık ki, Kürt halkı planı anlamış ve tehlikeyi görmüştür. 'İmralı işkencesine son' ve 'Öcalan'a özgürlük' hedefleri temelinde geliştirdiği uluslararası komployu protesto eylemleri bunu açıkça göstermektedir. Halk geliştirdiği kahramanca direnişle oyunları açığa çıkartmakta ve imha planlarını bozmaktadır. Bu direnişi 8 Mart ve Newrozlarda yükseltip 29 Mart yerel seçimlerine taşıyarak, 29 Mart yerel seçiminde yurtsever-demokrat adayların zaferini yaratıp AKP'yi sandığa gömerek izolasyon planını yenilgiye uğratmayı da bilecektir.

Böylece 'dört aşamalı PKK'yi tasfiye planı' daha birinci aşamadayken başarısız kılınıp yenilgiye uğratılmış olacaktır. Tarihin en haklı mücadelelerinden olan Kürt halkının bu kutsal direnişine selamlar olsun! Besbelli ki bu, her türlü zorluğa katlanmaya ve acıyı göğüslemeyi değer bir mücadeledir.


 

 Yorum yaz | Tavsiye et | Yazdır
YORUMLAR
bahoz7921 Şubat 2009 21:44


AKP'NİN KOMPLOSU

bu gürdüğüm kadarı ile akp uluslar arası güçlerden aldığı bu imha ve imkar planları çok sinsi ve kendi işbirlikçileri ile yaptığı çok açık ve nettir. biz kürt halkı olarak eğer bu yerel seçimlerde çok güçlü bir şekilde çıkarsak. bu akp ve işbirlikçileri planları alt-üst olur. teyip AMED'te halka neler diyor. dikat etmek lazımdır. çok bilinçli ve dikatli olmamız lazım düşman karşısında.zafer her zaman direnen halkların olmuştur.unutmayalım.
faru21 Şubat 2009 18:11


biktik bu planlardan

yillardir bir plandir tutturmus gidiyorlar,yok boyle hallederiz yok boyle bitiririz yok boyle ezeriz, aslinda bunlari soyleyenler hep devlette cikari olan insanlardan duydugumuz sacmaliklar, biri demiyorki sizin de sizin planlarinizdanda biktik artik diye, yani mehmet agar deyilmiydi ben teroru hallederim diye trilyonlarca parayi kendi zimetine gecirip yiyip icen ama birileri birgun cikip diyecekki kral ciplakkkk
mehmetgever21 Şubat 2009 12:40


Planlar bozulacaktır.

Sayın yazar anlattığınız planın ilk iki aşaması bence gerçekten gündemde ve yapmayı çalıştıkları şeydir ama diğer iki aşamasını hiç zannetmiyorum. Olaya diyalektik yaklaşırsak sermayenin kürt soruna düşmanlığı onun sınıfsal karekterinden gelmektedir eğer bu sınıfsal karakter kaldırılırsa sorun da olmaz. Aşırı bir milliyetçiliğin bu gün kaldığını düşünmüyorum kaldı ki ak parti sermayeyinin ve ne oliberalizmin çalışanıdır. Bu gün sadece kürt değil hangi ırktan olursa olsun eğer sınıfsal bir istemi varsa o halk yok edilir. Birinci emperyalist paylaşım savaşındaki zamanla bu zaman aynı değil bunu gözden kaçırmamak gerekir... Planın uygulanabilirliği ise başarısız olacak yine diyalelektiğin emriyle çelişkiler devrimler doğuracak ve dünyadaki emperyalist planların çoğu yok olacak. Hele kürt halkı gibi bilinçlenmiş bir halk planları bozanların başında gelecek...
alkan21 Şubat 2009 11:03


Bitmeyen planlar

Çok genis kapsamli bir planin uygulanmak istedigi kesindir. Sayin Erdem sizin aciklamis oldugunuz Kürtler ile ilgili genis kapsamli komplo plani bir kurgu degil, tam tersine bugün bile uygulanan komplo planinin tam kendisidir.Tabiki,plani da bozan Kürt Halkinin kendisidir.AKP,nin gecen secimlerde Kürtlere namus sözü verip cözemedigi Kürt sorununda da tam sistem yanlisi tavir alinca Kürtler karsisinda tüm inandiriciligini kaybetti.Simdi de ne söylese söylesin Halk inanmiyor.Dolayisi ile Kürtlere komplo plani iceren hic bir plan AKP tarafindan uygulanamiyor.Dolayisiyla 'Söz namustur sözü 'direk muhatabini buluyor.Kürt halki namusuzlara güvenmedigini acikca ortaya sokaklara dökülerek cevap veriyor.Zaten AKP,nin bu derece saldirganlasmasinin sebebi de budur.Dünyanin neresinde olursa olsun bilinclenip ayga kalkan halklar kazanmistir.AKP,ye Allah rahmet eylesin.Insallah kendilerini gömdürecek birilerini bulurlar.
Tüm Yorumları Okuyun [Yorum Sayısı : 4]
diyarbakir yuruyus 15subat
Okunma Sayısı: 33403
In English | Arkadaşına Gönder | Yazdır
  Başlıca Haberler
'AKP 12 Eylül'de 'vay limin' diyecektir'
'Demokratik Özerklik, milli beraberlik projesidir'
İstanbul'da 'boykot' mitingi yarın
BU KOKUYU TANIYORUM
'Demokratik Özerklik' Hakkâri'de yaşam buluyor'
   Yazarın Son Yazıları
Ozan Sefkan
Halkın öfkesi
Demokratik anayasa hareketi
Kahramanlık
Kürt Coşkusu
  Bugün En Çok Okunan Haberler
Öcalan: Müzakere olmadan çözüm olmaz
Suruç'ta Bilge Köyü Katliamı provası
AP milletvekillerinden Erdoğan'a açık mektup
HPG: Dörtyol olayları devlet provokasyonu
3Y bir devlet, 'bölünürsünüz elbet!'
HPG: Türk askerleri birbirlerini vuruyor
Yüzlerce gerilla Kanada'ya iltica ediyor
  Son Yorumlanan Haberler
'Demokratik Özerklik' Hakkâri'de yaşam buluyor' / herekol_gewer
'Bulanık katliamı' sanıkları tahliye edildi / zozan2147
HPG: Dörtyol olayları devlet provokasyonu / arass
Öcalan: Müzakere olmadan çözüm olmaz / hakanessen
Erdoğan İnegöl ve Dörtyol'daki tehlikeyi yeni anladı / pirsus

© 2005-2009 Gündem Bilgi İslem Servisi