İşte 'suç' sayılan DTP tüzüğü
DTP yöneticilerinin suçlandığı örgütlenme modeli, DTP'nin 8 Kasım 2007'deki kongresiyle tüzük değişikliği yaparak hayata geçirdiği örgütlenme modelini oluşturuyor. Daha önce, yetkili kurulların yanı sıra, kol, komisyon tarzı örgütlenmelerin yeterince kapsayıcı olmadığı gerekçesiyle, DTP söz konusu örgütlenmeleri tüzük değişikliği ile meclis tarzı örgütlenmelere çevirdi.
DTP tüzüğünün 15. Maddesi'nde partinin yetkili kurullarını şöyle belirledi: 'Madde 15- Partinin organ ve kurulları şunlardır: I - Yerel Örgütler, A) Köy Meclisi, B) Belde Örgütü, Belde Kongresi, Belde Başkanı, Belde Yönetim Kurulu, Belde Danışma Meclisi, Belde Kadın Meclisi, Belde Gençlik Meclisi C) İlçe Örgütü, İlçe Kongresi, İlçe Başkanı, İlçe Yönetim Kurulu, Mahalle Danışma Meclisi, İlçe Danışma Meclisi, İlçe Kadın Meclisi, İlçe Gençlik Meclisi D) İl Örgütü, İl Kongresi, İl Başkanı, İl Yönetim Kurulu, İl Disiplin Kurulu, İl Danışma Meclisi, İl Kadın Meclisi, İl Gençlik Meclisi'
Söz konusu tüzükte meclislerin nasıl oluşturulacağına dair düzenlemelere ise şu şekilde yer verilmişti: 'Köy Meclisi Madde 16- Köyde partiye kayıtlı üyelerin tümünün katılımıyla oluşur. Kendi içinden seçeceği temsilciler aracılığıyla bağlı bulunduğu belde veya ilçenin danışma meclisi toplantılarına katılır. Diğer hususlar çıkarılacak Meclis Yönetmeliği'nde düzenlenir. Belde Danışma Meclisi Madde 18- Beldede partiye kayıtlı tüm üyelerin katılımıyla oluşur. Eğer üye sayısı 400'ü aşıyorsa, temsili katılımla 400'ü aşmamak kaydıyla toplanır. Başta beldenin özgün sorunları olmak üzere, genel siyasal sorunlar hakkında Belde yönetimine tavsiye kararlarında bulunur. Kendi içinden seçeceği temsilciler aracılığıyla, bağlı bulunduğu ilçe meclisi toplantılarına katılır. Diğer hususlar çıkarılacak Meclis Yönetmeliği'nde düzenlenir. Kadın Meclisi Madde 67- Kadın Meclisi, tüzüğün ilgili bölümünde sıralandığı gibi belde, ilçe, il ve genel merkez örgütleri olmak üzere merkezi yapılanmaya sahiptir. Köy ve mahalle birim ve temsilcileri de oluşturabilir. Çalışmalarını sürdürmek üzere Genel Merkez, il, ilçe ve beldelerde ayrı bina tutulabilir. Kadın Meclisi merkezi düzeyde Parti Meclisi'ne karşı sorumludur. Gençlik Meclisi Madde 68- Gençlik Meclisi, tüzüğün ilgili bölümünde sıralandığı gibi belde, ilçe, il ve genel merkez örgütleri olmak üzere merkezi yapılanmaya sahiptir. Köy ve mahalle birim ve temsilcileri de oluşturabilir. Çalışmalarını sürdürmek üzere Genel Merkez, il, ilçe ve beldelerde ayrı bina tutabilirler. Gençlik Meclisi, merkezi düzeyde Parti Meclisi'ne karşı sorumludur.'
Özerklik Projesi de suç
DTP'nin söz konusu örgütlenme modeli, KCK Türkiye yapılanması olarak nitelendirilip, suçlanmaya tabi tutuldu. Oysa DTP, daha sonra hazırladığı ve yine bir kongre kararıyla kabul ettiği Demokratik Özerklik Projesi'nde, dile getirilen örgütlenme modelini, 'Demokratik Özerkliği Yaratma' modeli olarak ele aldı ve işledi. DTP, söz konusu projede, Türkiye'nin 25 idari bölgeye bölünmesi ve bunların da, bu bölgelerde kurulacak olan meclisler eliyle eğitim, sağlık, kültür, sosyal hizmetler, tarım, denizcilik, sanayi, imar, çevre, turizm, telekomünikasyon, sosyal güvenlik, kadın, gençlik ve spor gibi hizmetleri yürütmesini öngörmüştü. Projede, projenin örgütlenmesi ise, şöyle formüle edilmişti: 'Bu meclislere 'bölge meclisi', meclislerde görev yapacak kişilere de 'bölge temsilcisi' denir. Meclis hem meclis başkanını hem de görevli olduğu alandaki işleri yürütecek yürütme kurulu üyelerini ayrı ayrı seçer. Başkan ve yürütme kurulu üyeleri meclisin aldığı kararların icrasından sorumludurlar. Bu yapı federalizmi ya da etnisiteye dayalı özerkliği ifade etmez; merkezi yönetimle iller arasında kademelendirilmiş demokratik bir yeni idari takviyedir. Bölgelerin her biri o bölgenin özel adı veya bölge meclisinin yetki sınırları içinde bulunan en büyük ilin adıyla anılacaktır.'
Adayları halk belirledi
Dosya üzerinde gizlilik kararı bulunmasına rağmen, gazetelere servis edilen haberlere göre, tutuklamalara neden olan suçlamalardan bir diğerini de, belediye başkanlarının PKK tarafından belirlenmesi iddiası oluşturuyor. Ancak, DTP 29 Mart seçimleri için, seçimlerden yaklaşık 6 ay önce 27 kişilik 'Aday Belirleme Komisyonu' oluşturdu. Komisyonda, aralarında DEP eski milletvekilleri, DTP yöneticileri, sivil toplum örgütü temsilcileri, kadın ve gençlik meclisi üyeleri yer aldı. Komisyon yaptığı toplantıyla adayların nasıl belirleneceğini, aday belirleme kriterleri ve yöntemini netleştirerek kamuoyuna duyurdu. Bunun için de özellikle, her il, ilçe, belde ve büyükşehirde aralarında söz konusu yerin sivil toplum örgütü temsilcileri, DTP üyeleri, demokrasi mücadelesine katkı sunmuş kişilerin yer aldığı özgür seçim platformları oluşturdu ve aday olan herkes platformlar önüne çıktı. Platformlar adaylardan 3'ünü netleştirerek, aday belirleme komisyonuna ve DTP merkezi yönetimlerine önerdi. DTP MYK ve Aday Belirleme Komisyonu ise söz konusu 3 aday arasında en çok oyu alan (bir iki istisna dışında) kişiyi aday olarak belirledi. DTP daha önce aynı yöntemle, milletvekilerini de belirlemişti.
Zaman hedef gösterdi
Soruşturmayı yürüten savcının 'iki yıldır hazırlık yapıyorduk' iddialarına karşılık, DTP'ye yönelik operasyonun hazırlıklarının seçimlerden hemen sonra başladığı ortaya çıktı. 29 Mart seçim sonuçları belli olduktan sonra 30 Mart tarihinde, Zaman Gazetesi DTP ve Ergenekon arasında ilişki olduğu iddiasıyla 2003 yılında DEHAP'ın, Ergenekon davasından tutuklanan Mustafa Özbek'in sahibi olduğu Büyük Anadolu Otel'de kongre yapmasını gündeme getirdi ve haber daha sonra CİHAN Haber Ajansı tarafından abonelere servis edildi. Aynı haberde, 8 Kasım 2007 yılında yapılan DTP 2. Olağan Kongresi'nin de söz konusu otelde yapıldığını ileri sürüldü. Oysa DTP 2. Olağan Kongresi'ni Park Otel'de yaptığı gibi, DTP ve aynı gelenekten gelen siyasi partiler şimdiye kadar, diğer siyasi partiler gibi, aralarında Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu, Atatürk Kapalı Spor Salonu, Kocatepe Kültür Merkezi gibi resmi sayılabilecek mekanlarda kongreler ve etkinlikler düzenledi. Aynı gazete, 14 Nisan tarihinde DTP'ye yönelik başlatılan operasyonun da adeta iddianamesini hazırlayarak, Kürtlerin yaptığı kepenk kapatma, protesto gibi demokratik gösterilerinin de Ergenekon eylemleriyle örtüştüğünü savundu.
Tuğluk: Kürtlerin tahammül sınırları zorlanıyor
DTP Milletvekili Aysel Tuğluk, operasyonun direkt DTP ve onun örgütlenmesine karşı olduğunu belirterek, operasyonun Kürt sorununa çözümsüz yaklaşımın ve yıllardır devam eden inkar ve imha anlayışının bir sonucu olduğunu söyledi. DTP'lilerin gözaltına alınmasının aynı zamanda operasyonun mantığını gösterdiğini belirten Tuğluk, şunları söyledi: 'Arkadaşlarımız gözaltına alınırken faşizan yöntemler uygulandı. Bunlar demokratik siyaset yürüten arkadaşlar. Sorulan sorular bile demokratik yollarla yürütülen faaliyetlere yöneliktir. Bu operasyon demokratik ve barışçıl çözüme bir darbedir. Sonuçta legal bir çalışma içinde DTP çalışanları ve üyeleridir bu arkadaşlar. DTP'nin barış için rolü düşünüldüğünde, bu rolü ve girişimi sabote etmeye ve boşa çıkarmaya yönelik bir darbe olduğu görülüyor. DTP diğer partiler kadar meşru ve legal bir partidir. Kürt sorununun demokratik çözümü için bir umut vardır. Kürt Konferansı tartışmaları ve çatışmasızlık söz konusuydu. Bu gelişmeleri engellemeye yönelik yaklaşımdır. Onca yıldır demokratik siyasal mücadelede ısrar eden Kürt halkı 'Bu alan bize kapatıldı burada yaşam hakkı yok' diye düşünebilir ve başka alanlara yönelebilir. DTP, kişilere bağlı bir siyaset yürütmüyor, bir çizgisi var ve bu çizgi her halükarda devam edecek. Kürtler bu çizgiye sahip çıkacak. Operasyonla DTP'nin dinamik aktörlerini tasfiye etme, yeni Kürt aktörleri yaratma anlayışıyla bu operasyon yapılmışsa, bundan sonuç alınamaz, Kürtler buna izin vermez. Türkiye kamuoyunun duyarlı olması gerekiyor. DTP'nin özüne dönük bu müdahalenin Kürtlerin sabrını zorladığının bilinmesi gerekiyor. Yıllardır çocuklarını veren, işkence gören, horlanan, ölümler ve tutuklamalar yaşayan bu halkın da bir tahammül sınırının olduğu ve bunun zorlanmaması gerektiği bilinmelidir. Bunu en başta Demokratik Türkiye kamuoyu bilmeli ve bu gelişmelere engel olmalıdır. Tutuklanan arkadaşlarımız da yalnız değildir, mücadelelerini sürdüreceğiz.' ANKARA - DİHA
|