|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
Güncellenme zamanı: 8 Temmuz 2009 12:28
|
|
|
|
|
|
|
Diyarbakır'daki 'cinsel işkence'ye İstanbul'da tepki
12:28
Diyarbakır'da sivil polislerin yaptığı ev baskınında DÖKH Üyesi bir kadına 'cinsel işkence' uygulanmasına yönelik tepkiler büyüyor. Yaşanan olayı şiddetle kınayan kadın örgütleri, yapılan saldırıyı tüm kadınlara yapılmış bir saldırı olarak değerlendirdiklerini belirterek, olayın peşini bırakmayacaklarını bildirdi.
İstanbul'daki kadın örgütleri Diyarbakır'da bir ev baskınında 4 sivil polis tarafından evde bulunan Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) üyesi bir kadına yönelik yapılan 'cinsel işkence'ye tepki gösterdi. Saldırıyı salt Kürt kadınlarına yönelik değil tüm kadınlara yönelik bir saldırı olarak değerlendirdiklerini belirten insan hakları savunucusu Av. Eren Keskin, devletin 4 yıl öncesine kadar 'namus' cinayetlerinde indirim uyguladığını belirterek, 'namus' cinayetlerinin devlet eliyle desteklendiğini bu nedenle polisin, askerin, kocanın, babanın yada herhangi bir erkeğin uyguladığı şiddetin sistemden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.
Diyarbakır'da yaşanan olayın hiç şaşırtıcı olmadığını belirten Keskin, 'Cinsel işkence hala bir devlet politikası olarak uygulanmaya devam ediyor. Suçlu olan sadece asker ve polis değil, suçlu olan onları yeterince sorgulamayan savcılar, dava açılsa bile beraat kararı veren hakimler ve cinsel işkenceyi belgelemeyen adli tıp hekimleridir' dedi. Bütün bunların bir sistematiğin parçaları durumunda olduğunu dile getiren Keskin, Diyarbakır'da yaşanan olayın bunun hiç değişmediğinin en açık göstergesi olduğunu söyledi.
'Cinsel şiddet savaş politikasıdır'
Diyarbakır'da polis tarafından uygulanan cinsel taciz olayının devletin Kürt kadınlarına yönelik uygulanan farklı bir şiddeti ortaya koyduğunu belirten Gökkuşağı Kadın Derneği Üyesi Zehra İpek, bu şiddetin içerisinde hem erkek şiddeti hem de devlet şiddeti olduğunu belirterek, saldırıyı kınadı. Bu saldırıya karşı aktif bir şekilde mücadele edeceklerini ve tepkilerini ortaya koyacaklarına dikkat çekerek, bütün kadınların cinsel şiddete, özellikle devlet kaynaklı cinsel şiddete tepki vermelerini istedi. İpek, 'Devlet kaynaklı cinsel şiddet savaş döneminin uygulamış olduğu politikalardan bir tanesidir. Dolayısıyla böylesi bir barış sürecinde savaş politikalarına karşı gelmek için kadınlar her türlü şiddete karşı mücadele etmelidir' dedi.
'Bu saldırı kadınları susturmayacak, korkutmayacak'
Diyarbakır'da yaşanan cinsel taciz ve tecavüz tehdidinin devletin muhalif kadınlara yönelik baskılarda kullandığı bir yöntem olduğunu vurgulayan İMC Kadın Dayanışma Derneği Üyesi Serpil Kemalbay, 'Kürt sorunuyla ilgili çözüm arıyoruz' yaklaşımı içerisinde olan hükümet açısından gerçeklerin açığa çıktığı bir durum olduğunu söyledi. Yaşanan saldırıyı şiddetle kınadıklarını söyleyen Kemalbay, kadınlar olarak tepkilerini ortaya koyacaklarını ve mücadele edeceklerini söyleyerek, 'Biz kadınlar olarak taleplerimizi bu konuda ki çözüm önerilerimizi sokakta meydanlarda dillendirmeye devam edeceğiz. Bu kadınları sindirmeyecek, korkutmayacak' dedi.
'Kürt kadını şahsında bütün kadınlara gözdağıdır'
DÖKH ve DTP ile Dayanışma Kadın Platformu Üyesi Gülseren Pusatlıoğlu ise Diyarbakır'daki taciz olayının arka planında Kürt kadını şahsında bütün kadınlara yönelik sindirme politikası olduğunu ifade etti. Daha önce de yaşanan buna benzer olayların hafızalardan silinmediğini kaydeden Pusatlıoğlu, aynı saldırının demokrasi emek ve barış güçlerine yönelik, özellikle Kürt kadın hareketine yönelik saldırıların devam ettiğini söyledi. DÖKH aktivisti bir kadına yapılan saldırının aynı zamanda Kürt kadın hareketi içerisindeki kadınlara ve bir bütün kadınlara gözdağı vermek olduğunu vurgulayan Pusatlıoğlu, Kürt kadınlarıyla dayanışma mücadelesi içerisinde aktif yer alacaklarını söyledi.
'Bu işin peşini bırakmayacağız'
Kürt kadınlarına yönelik 'cinsel işkence' olayının ilk olmadığını belirten DTP Kadın Meclisi Üyesi Gülistan Dehşet, Kürt kadın mücadelesinin bu tür saldırılar üzerinden vurulmaya çalışıldığını belirterek, sistemin Kürt kadınlarına bu noktadan saldırdığını söyledi. Kürt kadın cephesi olarak dün olduğu gibi bu günde Türkiyeli kadınlarla bir araya gelerek dayanışma içersinde bulunacaklarını ve bu saldırıya karşı tepkilerini ortaya koyacaklarını ifade eden Dehşet, bu işin peşini bırakmayacaklarını söyledi. Saldırıda aynı zamanda tehdit bulunduğunu kaydeden Dehşet, 'Cinsel işkence gerçekleştirilirken ardından tüm arkadaşlarına aynı şekilde cinsel işkencenin yapılacağı şeklinde tehditler yapılıyor. Bu saldırıyı sistemin ve devletin bir yaklaşımı olarak ele alıyoruz' dedi. Daha önce de benzer kimi olayların üstünün örtüldüğünü ve kapatıldığını ifade eden Dehşet, bu gün tekrardan Kürt kadınlarının cinsel işkenceyle karşı karşıya kaldıklarını aktardı. Yapılan bu saldırının Kürt kadınlarını çalışmalardan alıkoymayacağını belirten Dehşet, 'Tam aksine bizi daha fazla mücadeleye yöneltecektir' diyerek saldırıya karşı tepkilerini ortaya koyacaklarını söyledi.
İSTANBUL (DİHA)
ÇİMEN GÜMÜŞ
|
|
|
| YORUMLAR |
| Bu habere henüz yorum yapılmadı! |
|
|
|
|
|
|
|
|
| Okunma Sayısı: 17334 |
|
|
|
|
|
|
Kadın Kategorisindeki Son Haberler
|
| |
|
|
| Bugün En Çok Okunan Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
© 2005-2009 Gündem Bilgi İslem Servisi |
|
|
|
|