www.gundem-online.net, web sitemize hoşgeldiniz... English | Üye Girişi | Üye Olun! | Sitemizi Tavsiye Edin | Sık Kullanılanlara Ekleyin! | Açılış Sayfası Yapın! | İletişim
Gündem Online
Gündem
  Kategoriler
Manşet
Haber
Politika
Dünya
Ortadoğu
Ekonomi
Yaşam
Emek
Kültür
Kadın
Dosya
Forum
Spor
Son Dakika
Tüm Haberler
Fotoğraf Galerisi
ARŞİV
 
 
  Yüksel Genç
Güncellenme zamanı: 14 Kasım 2009 11:59

Bu yol haritası çözümü getirir mi?

Dün TBMM Genel Kurulu, 86 yıllık cumhuriyet tarihinin en önemli ve en ağır sorununa, Kürt sorununa ayrıldı. İki aydır Meclise gelmesi beklenen konu MHP ve CHP'nin 10 kasımdaki milliyetçi ve militarizmi yücelten salvolarına rağmen tartışmaya açıldı.

Bu oldukça önemli bir adımdır. İyi ya da kötü, kim ne derse desin Meclis'in bir defa Kürt sorununu birlikte tartışmaya başlaması önemlidir. Bundan sonra o çatı, Kürt sorununu tartışmaktan, böylece soruna çözüm arayışlarını meşrulaştırmaktan geriye gidemeyecektir.

Bu iyidir, konuşmak iyidir.

Konuşmalara gelince, kuşkusuz herkes en çok da açılımı aylardır dillendiren AKP hükümetinin ne dediğine kilitlendi. Ben yazıyı yazdığım sırada ise hükümetten İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve DTP'den Ahmet Türk konuşmuştu. Yani farklı biçimlerde de olsa açılıma taraf olanları dinledim. Süreç karşıtı olan CHP ve MHP'nin ne diyeceğini ise henüz bilmiyorum. Bu oturum sonunda her iki partinin de sürece ikna olup olmayacağını da bilmiyorum.

Bu iki parti muhtemelen AKP'nin, DTP ve PKK ile elbirliği yapıp, ülkeyi nasıl bölmeye çabaladığından dem vuracaktır. Ne diyecekleri üç aşağı beş yukarı salı günü yapılan öngörüşmede açığa çıktı.

Peki hükümetin konuşmalarından bizler tatmin olduk mu? Bunu biraz tartışmak gerekiyor.

Zira Genel Kurul'da ilk konuşan 'Açılımın koordinatörü' ilan edilen Atalay, hükümetin çözüm paketini ya da yol haritasını açıkladı.

Bu haritanın bir yönünü PKK'ye karşı silahlı mücadelenin oluşturduğunu, diğer yönünü ise demokratikleşme çabasının oluşturduğunu bizzat Bakan söyledi.

Yani; AKP'nin çözüm paketinde şimdilik operasyonların durdurulması ve silahlı şiddetin durdurulması bulunmuyor. Oysa Kürtler aylardır operasyonların durdurulup, siyasetin tümüyle önünün açılmasını çözümün olmazsa olmazı sayıyor.

Peki demokratikleşme kısmında ne bulunuyor? Bir kere hükümet ilk defa somut bir takım adımlardan bahsetti. Bunlar içerisinde en çok dikkat çeken ve yeni söylenen adımları ise şunlar oluşturdu:

1) Bağımsız bir ayrımcılıkla mücadele komisyonunun kurulması. Yasa tasarısının ise yakında TBMM'ye gönderilmesi

2)Başbakanlık insan hakları başkanlığının, bağımsız bir mekanizmaya dönüştürülmesi,

3) İşkence ve kötü muamele karşısında, işkenceye karşı BM sözleşmesinin, ihtiyari protokolünün onaylanmasına takiben en geç bir yıl sonra ulusal önleme mekanizmasının kurulması

4) Başta insan hakları ihlalleri olmak üzere, kolluk hakkında şikayetlerin izlenmesi ve sonuçlandırılmasına yönelik bağımsız bir mekanizmanın kurulması.

Yer isimlerinin iadesi, siyasi partilerin seçim propagandalarında farklı dilleri kullanması gibi hususları ise bir yıldır ilgili hükümet zaten dillendiriyor. Ama henüz somut bir icraat göremedik.

Peki büyük oranda kötü muameleyi önlemeye yarayabilecek olan bu üç mekanizma ne zaman kurulacak? Bu sorun.. Eğer yaptıkları yapacaklarının teminatı ise, bir yıldır yer isimlerinin iadesini bile sağlayacak somut bir mekanizma kuramayan AKP'nin, bu ciddi komisyonları ivedilikle kurması vaadi şimdilik bir muamma. Üstelik nasıl işleyeceği konusu da geçmiş pratikleri nedeni ile şimdilik güven yaratmıyor.

İkincisi; kurulması vaadedilen bu komisyonlar muhakkak kurulmalı. Özellikle ayrımcılık, işkence ve kötü muamele meselesi bu ülkenin kanayan yarası. Ancak bu komisyonların tarihi ve köklü sonuçları olan Kürt sorununun çözümünü karşılayacak rol ve misyonu olabilecek mi? İşte orası şaibeli.

Zira Bakanın açıklarken kullandığı ifadeler, 30 yıldır bu ülkede yaşanan bir savaşın gerçekleri ile uyumlu olacağı izlenimi yaratmadı. 86 yıllık tarihle yüzleşmeyi sağlayacak bir rollede donatıldıkları belirtilmedi. Bırakalım 86 yılı 30 yıllık oldukça kirli savaş gerçekleri ile yüzleşme misyonunu da sağlayacak içerikte ifade edilmediler. Bir halk olarak talep edilen, kimlik, kültür, dil haklarının çerçevesini de karşılayacak bir rolle sunulmuyor bu komisyonlar.

Daha çok bireysel düzlemde yaşanacak işkence ve kötü muamelelere dönük demokratik tedbir rolü üstlenmiş durumdalar.

Yani bu komisyonların, sunulduğu biçimde işletilecekse Kürt sorunu gibi bir sorunun çözüm mekanizmaları olmaları güçtür. Böyle bir rolü, belki biraz zorlarsak, ayrımcılıkla mücadele komisyonu üstlenebilir, ama o da oldukça zorlama olacağa benziyor.

Bir diğer husus ise bu komisyonların geçmişe dönük işlev görüp görmeyeceğidir. Atalay'ın aktarımı 'geçmişi unut, geleceğe bak' biçimindedir. Eğer bu komisyonlar gelecekte yaşanacaklara dönük ve bireylere kimi başvuru alanları yaratma misyonu üstlenecekse, hükümetin Kürt sorununun boyutlarını anlamadığı anlamı çıkacaktır.

Oysa AKP, tıpkı Ahmet Türk gibi bu Meclise, geçmişle yüzleşme ve çözüm komisyonları önerebilmeliydi. Çözümü, AKP'nin bireysel açılım politikası olmaktan çıkarıp, devlet politkasına dönüştürebilmeliydi.


 

 Yorum yaz | Tavsiye et | Yazdır
YORUMLAR
birdost14 Kasım 2009 23:31


Aca aca ici bos bir proje ortaya cikti

Beyler siz bu acilimdan bir sey anladinizmi?.Bu kadar yaygara,bu kadar bagirip cacirma Kürt sorununa bir faydasi oldumu.Hayir. Olmadi.Ancak tek bir faydasi oldu AKP dahil TC.Meclisinin Kürt sorununu bu sekilde cözemiyecegi ortaya cikti.CHP nin Genel Baskan yardimci Onur Ögmenin Sex Sait ve Dersim katliamlarini bizat üstlenmeleri ve bunu gurur kaynagi olarak 71 sene sonra Tekrar,neden yapmiyorsunuz.Sex sait ve Dersim katliamlarinda Aneler aglamadimi simdide agliyacaktir,aglamalidir.Savasin sürmesini,daha cok katliamlarin yapilmasini istemesi,TC.nin 86 yillik asimlasiyoncu,katliamciliginda zere kadar degisiklige ugramadigi resmen belgelendi.Yani Agri ayaklanmasi,Sex sait ayaklanmasi,Dersim Ayaklanmasi ve PKK ayaklanmasi ile beraber 150 binin üstünde Insan katledilmistir.Halen Hükümet Partisinin büyük cogunlugu,CHP ve MHP,bu kirli savasin devamini istedigi ortadadir.Bu acilimda PKK nin tasfiyesini belgelemektedir.Ortada Kürt haklari ile ilgili ceviz kabugunu dolduracak bir sey yoktur.
dogan2414 Kasım 2009 19:19


Inkar Biti Cozumsuzlukte Israra Devam..

Merhaba Evet cozum sureci bos cikti.Cikti Cikti civciv cikti.Bunlar hic bir sey ifade etmez.Kurt Halk Onderliginin Ifade etigi Gibi Elem Kalem Kurt Mehmet Nobete.Biz AKP nin Daha onceki Olusturdugu Insan Haklari Pilatformlarini Iyi biliyoruz.Eminiyet ve Askeri yetkililerden olusan ve Masanin ustune Silah koyup Iskence sorunlarini biz Insan Haklari savunuculariyla konusmaya calistilar.Biz bu oyunlara gelmedik.Hic bir cozum gozukmuyor Kurt Halki kendi Oz savunmalarini Guclendirmeli ve Olasi butun sureclere hazirlanmali.Kisaca Devletin ziniyeti Onur oymenin ziniyetidir.Aslinda AKP nin boyuk bir bolumu ve CHP ,MHP Ordu Sivil siyaseti hepisi Kurt Halki icin Kefen biciyorlar.Bizde bunu boyle bilmeliyiz hazirlikli olmaliyiz.Selamlar..
Tüm Yorumları Okuyun [Yorum Sayısı : 2]
In English | Arkadaşına Gönder | Yazdır
  Başlıca Haberler
'AKP 12 Eylül'de 'vay limin' diyecektir'
'Demokratik Özerklik, milli beraberlik projesidir'
İstanbul'da 'boykot' mitingi yarın
BU KOKUYU TANIYORUM
'Demokratik Özerklik' Hakkâri'de yaşam buluyor'
   Yazarın Son Yazıları
İnegöl neyin aynası?
Merkez partiler içinde AKP
AKP'de Hitler'in ruhu dolaşıyor
STK'ler inisiyatif geliştirecek
Tercih hayırlı işler mi, hayırsız sonuçlar mı?
  Bugün En Çok Okunan Haberler
Öcalan: Müzakere olmadan çözüm olmaz
Suruç'ta Bilge Köyü Katliamı provası
AP milletvekillerinden Erdoğan'a açık mektup
HPG: Dörtyol olayları devlet provokasyonu
3Y bir devlet, 'bölünürsünüz elbet!'
HPG: Türk askerleri birbirlerini vuruyor
Yüzlerce gerilla Kanada'ya iltica ediyor
  Son Yorumlanan Haberler
'Demokratik Özerklik' Hakkâri'de yaşam buluyor' / herekol_gewer
'Bulanık katliamı' sanıkları tahliye edildi / zozan2147
HPG: Dörtyol olayları devlet provokasyonu / arass
Öcalan: Müzakere olmadan çözüm olmaz / hakanessen
Erdoğan İnegöl ve Dörtyol'daki tehlikeyi yeni anladı / pirsus

© 2005-2009 Gündem Bilgi İslem Servisi