Öcalan'ın tutukluluk koşulları Meclis gündemine taşındı
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın tutukluluk koşullarını Meclis'e taşıdı. Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in cevaplaması talebiyle yazılı olarak soru önergesi sunan Tuncel, Öcalan'a yönelik uygulamaları sordu. Tuncel, önergesinde F tipi cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin olumsuzluklarının sürekli gündemde olduğunu ve İmralı Cezaevi söz konusu olduğunda ise ihlallerin daha da ağırlaştığı kaydetti. İmralı'da özel bir hukuk uygulandığının çeşitli çevreler tarafından ifade edildiğini 'mevcut uygulamalarla örtüşmeyen, ayrımcılık ve hukuksuzluğun hüküm sürdüğü, tüm evrensel ceza anlayışlarına aykırı bir durum olduğuna' ilişkin iddiaların kamuoyuna yansıdığına dikkat çeken Tuncel, Öcalan'a yönelik İmralı F Tipi Cezaevindeki 'ayrımcı' uygulamaların keyfi bir şekilde yapılığını belirtti.
'Sosyal ve duygusal tecrit uygulanıyor'
Tuncel, birçoğu basına da yansıyan İmralı Cezaevi'nin koşullarını önergede şöyle sıraladı:'Ağırlaştırılmış müebbet hapis' cezasının infazı gerekçesiyle İmralı Cezaevinde tutulmaktadır. 10 yılı aşkın bir süredir Türkiye'de tek başına ve CPT'nin de tespit ettiği gibi 'sosyal ve duyusal tecrit' altında tutulan tek mahpustur. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun (CGTİK) m. 25/c bendi gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlülerinin aynı cezaevinde kalan hükümlülerle temasta bulunma hakkı vardır. Ancak İmralı Cezaevine 10 yıl süreyle başka hiçbir mahpusu götürmemek suretiyle bu hak fiili olarak ortadan kaldırılmıştır. Aynı maddeden diğer cezaevlerinde hükümlü olarak bulunan mahpusların tamamı ise, bu süre içinde, aynı ünitede kalan hükümlülerle görüştürülmüşlerdir. F tipi cezaevlerinde ağırlaştırılmış müebbet hükümlüleri tek kişilik hücrelerde kalmış, ancak gün içinde 5 saate varan sürelerle 3 mahpus aynı havalandırmaya çıkarılmıştır.'
'Sohbet hakkını kullanamıyor'
17 Kasım 2009 tarihi itibariyle İmralı Cezaevine 5 hükümlünün iyileştirme adı altında nakledildiğini de aktaran Tuncel, '15 Aralık 2009 tarihinden itibaren ise Abdullah Öcalan ve diğer mahpuslar haftada bir gün ve bir saatle sınırlı olmak üzere görüştürülmüşlerdir. Diğer F Tipi cezaevlerinde ağırlaştırılmış müebbet cezası hükümlüsü 3 mahpus gün içinde ortak havalandırmaya çıkarılırken, İmralı F Tipi Cezaevinin mimarisi farklı dizayn edilerek, her mahpusa ancak tek başına çıkabileceği lokal havalandırma yapılmıştır. Bu şekliyle diğer F tiplerinden farklı olarak İmralı'daki diğer mahpuslar gün içinde kimseyle görüşememektedir. Bu durumun ayrımcı ve özerk bir uygulama olduğu açıktır. Ayrıca diğer F tipi cezaevlerinde mahpuslara tanınan diğer bir hak ise haftalık 10 saatlik sohbet hakkıdır. Bu hak doğrultusunda farklı odalarda kalmakta olan 9-10 mahpus haftada 10 saatlik sürelerle bir araya getirilmektedir. İmralı F Tipi Cezaevinde ise bu hak, yine ayrımcı bir uygulama olarak haftada bir saat olarak uygulanmaktadır. Ayrıca bir saatlik sohbet hakkının kullanımı da fiili uygulamalarla 50 dakikaya düşürülmüş, sohbet esnasında önde ve arkada sürekli bekleyen dört infaz koruma memurunun varlığı da taciz edici bir hal aldığı belirtilmektedir. Bu ayrımcı uygulama nedeniyle Ocak 2010 içerisinde Abdullah Öcalan ve diğer beş mahpus iki hafta süreyle sohbet hakkını kullanmayarak protesto ettikleri kamuoyuna da yansımıştır' dedi.
Tuncel, uluslararası sözleşmeleri hatırlattı
Hak ihlallerinin gündemden düşmediğini vurgulayan Tuncel, 'Tutukluların TV yayınlarını izleme hakkı günlük yaşam haklarından olup CGTİK m 67 ile düzenlenmiştir. İlgili kanun hükmü doğrultusunda Türkiye'deki tüm mahpuslara oda/koğuşlarında TV bulundurma-izleme hakkı tanınmıştır, İmralı Cezaevi hariç. Cezaevi'ne nakledildiği günden bu yana tüm başvurulara ve CPT'nin de bu yönlü somut tavsiyesine karşın, kendisine TV verilmemiştir. Ayrımcı uygulama son derece somuttur. Diğer F tipi cezaevlerindeki tüm mahpuslara yaklaşık 20 kanallı birer TV edinme olanağı sunulmaktadır. İmralı'ya nakledilen diğer beş mahpusa da 5 kanallı ( TRT kanalları) birer TV verilmiş ancak Abdullah Öcalan'ın TV başvurusu reddedilmiştir. Ret gerekçesi olarak; almış olduğu disiplin cezaları ve disiplin cezasından itibaren bir yıl süreyle 'iyi halli' sayılamayacağı gösterilmektedir. Oysaki disiplin cezaları Türk infaz sisteminde 2005 sonrası yaygın bir uygulama olup, başka hiçbir örnekte disiplin cezası sonrası TV izleme hakkı elinden alınan mahpus örneğine rastlanmamaktadır. Tutuluların telefon ile haberleşme hakkı CGTİK m. 66'da düzenlenmiştir. Bu konuda da başvurulara ve CPT tavsiyelerine karşın, İmralı F Tipi Cezaevinde telefon hakkının kullanılmasına izin verilmemektedir. İmralı dışındaki tüm F tipi cezaevlerinde kullandırılan bu hakkın İmralı'da uygulanmaması da diğer bir 'ayrımcılık yasağı' ihlalidir. Bu hakkın kullanım talebi de, TV izleme hakkında olduğu gibi, disiplin cezaları nedeniyle 'iyi halli' olmama gerekçesine dayandırılmaktadır. Bu gerekçeyle telefon hakkının kullandırılmaması açısından da İmralı Cezaevi tek örnektir' şeklinde konuştu.
Uluslararası sözleşmeleri hatırlatan Tuncel, 'CGTİK m. 83 gereğince mahpusun akrabaları dışında üç kişiyle haftada bir ziyaret edilebilme hakkı istisna ve kısıtlama içermeyen bir düzenleme olarak yer almakta, tüm cezaevlerinde istisnasız olarak uygulanmaktadır. Buna karşın İmralı Cezaevinde bu hakkın kullanması engellenmektedir. Hakeza CGTİK m. 83/3 fıkrası ve Adalet Bakanlığı'nın 'Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında' yönetmeliğin 5/c bendi gereğince tüm mahpusların ayda bir kez 'açık görüş' yapma hakkı düzenlenmiştir. Bu da istisna içermeyen bir haktır. Bu hak doğrultusunda ayda iki ziyaret hakkı bulunan ağırlaştırılmış müebbet hükümlüleri ay içerisinde bir kapalı bir açık görüş yapmaktadır. Genel ve emredici hükme rağmen 10 yıl süreyle İmralı Cezaevinde hiçbir açık görüş yapılmamıştır' diye belirtti.
'Kişiye özel hukuk uygulanıyor'
Öcalan yasalarının devreye konulduğunu ve kişiye özel hukuk yaratıldığına dikkat çeken Tuncel, şunları vurguladı: 'Avukat görüşmelerinin gizliliği ulusal ve uluslararası hukukta savunma hakkının en önemli ilkelerinden biri sayılmaktadır. Buna karşın İmralı Cezaevi söz konusu olduğunda böylesi kritik bir ilke de kolaylıkla ihlal edilebilmektedir. Bu durum AİHM karar ve CPT raporlarında da açıklıkla tespit edilmiştir. 2005 yılında Türkiye Hükümeti, kamuoyunca 'Öcalan yasaları' olarak bilinen ve kişiye özel niteliği nedeniyle hukuka aykırı olan bir dizi yasal düzenleme yapmıştır. Bu düzenlemelerden biri olan CGTİK m. 59'a eklenen 4. fıkra hükmü, avukat-müvekkil görüşmelerinde üçüncü bir kişinin bulundurulması ve görüşme tutanaklarına el konulması hususunu içermektedir. Esasen istisna hüküm olarak düzenlenen bu kısıtlama hükmünün, uygulamada, tüm istisna hükümlerde olduğu gibi istisnaen uygulanması gerekirken, Abdullah Öcalan'ın 2005 yılından bu yana yaptığı tüm avukat görüşmelerinde sürekli uygulanması çarpıcıdır. Her görüşmeye bir Adalet Bakanlığı görevlisi katılmakta ve görüşme boyunca avukatların tuttuğu notların tamamına el konulmaktadır. İlgili yasa hükmünün kişiye özel ve ayrımcı karakterinin önemli bir kanıtı da, bu uygulamanın İmralı dışındaki cezaevlerinde rastlanan bir örneğinin bulunmamasıdır. Bir diğer hukuksuzluk da, İmralı'daki tüm vekil-müvekkil görüşmelerinin yasadışı olarak kayıt altına alınması uygulamasıdır. Türkiye'deki tüm cezaevlerinde mahpusların diledikleri kitabı yanlarında bulundurabilme hakları vardır. 2005 yılı öncesinde F tipi cezaevlerinde mahpusların yanlarında sadece üç kitap bulundurabileceklerine dair Adalet Bakanlığı genelgesi 2005 yılında yürürlüğe giren CGTİK ile hükümsüz kalmıştır. Bu doğrultuda tüm mahpusların odalarında diledikleri sayıda kitap bulundurmalarına izin verilirken, sadece İmralı Cezaevinde eski genelge hükmü uygulanmaya devam etmekte, odasında üçten fazla kitap bulundurmasına izin verilmemektedir. Üç kitap sınırlaması İmralı'da hayata geçirilen bir diğer ayrımcı uygulamadır.'
Tuncel, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e yanıtlaması için şu soruları yöneltti:
'Abdullah Öcalan'ın olumsuz havalandırma koşulları, aynı cezaevinde kalan hükümlülerle temasta bulunma hakkı ve sohbet hakkına ilişkin yukarda bahsi geçen uygulamadan bakanlığınız haberdar mıdır?
* Hukuka, usule ve yasaya açıkça aykırı olan havalandırma koşullarındaki mevcut olumsuzluk ile aynı cezaevinde kalan hükümlülerle temasta bulunma hakkı, TV yayınlarını izleme hakkı, sohbet hakkı, telefon ile haberleşme hakkı, üç kişiyle haftada bir ziyaret edilebilme hakkı ve 'açık görüş' yapma hakkına ilişkin olumsuz uygulamaların düzeltilmesi için bakanlığınızın ne yönde çalışmaları olacaktır?
* F Tipi cezaevlerinde yer alan genel uygulamaların aksine yukarıda sözünü etmiş olduğumuz hak ihlalleri adaletsizliği ve bir çelişkiyi yansıtmıyor mu?
* Kendisine uygulanan ve yasaya aykırı üç kitap sınırlaması ve kitapların denetime tabi tutulması hususu açık bir çelişki ve hukuksuzluğu yansıtmıyor mu? Bu yöndeki keyfi uygulamaların önlenmesi adına bakanlığınızın ne yönde çalışmaları olacaktır?
* Avukat görüşmelerinin gizliliği ulusal ve uluslararası hukukta savunma hakkının en önemli ilkelerinden olmasına mukabil Abdullah Öcalan'ın bu hakkının engellenmesi hususunda bakanlığınızın görüşleri nedir? Mevcut hukuksuzluğun giderilmesi yönünde ne gibi çalışmalar yapılacaktır?
* Bir diğer hukuk dışı uygulama da vekil-müvekkil görüşmelerinin yasadışı olarak kayıt altına alınması olup bu hususta bakanlığınızca ulusal ve uluslararası hukuk kurallarının uygulanması yönünde bir düzenleme yapılacak mıdır?
* Abdullah Öcalan'ın cezaevi koşulları hiçbir uygulamada yer almayan ve evrensel ceza anlayışlarına aykırı atipik bir yapı halini almış durumdadır. Mevcut yapı ise insan haklarının açık ihlali anlamına gelmektedir. Yaşanan bu ayrımcılık ve ihlaller toplumda bilinen bir gerçek halini almış olup mevcut durumun yarattığı hukuksuzluğun giderilmesi için hâlihazırda bir çalışma yapılmamış olmasının sebebi nedir? Hukuksuzluğun ve ayrımcılığın giderilmesi ve önlenmesi anlamında Bakanlığınızca bir çalışma yapılacak mıdır?'
DİHA
|
|
|
| YORUMLAR |
| Bu habere henüz yorum yapılmadı! |
|
|
|
|
|
|
|
|
| Okunma Sayısı: 11630 |
|
|
|
|
|
|
Haber Kategorisindeki Son Haberler
|
| |
|
|
| Bugün En Çok Okunan Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|